Boşluk Tasarlanır: Mobilya Yerleştirmek Değil, Boşluk Kurmak
- Mahir Ariti
- 5 Mar
- 1 dakikada okunur

Bir odaya girdiğinizde hissettiğiniz şey çoğu zaman gördüğünüz şey değil. Hacimlerin orantısı, yatay ile dikey elemanlar arasındaki denge, ışığın nereye düştüğü, bunların hepsi bilinaltında işlenir. Bir mekan rahat hissettiriyorsa bunun nedeni mobilyaların kalitesi değil, boşluğun doğru kurulmuş olmasıdır.
Nefes alan mekan
Japon tasarım geleneğinde “ma” kavramı, nesneler arasındaki boşluk, sessizlik, beklenti, tasarımın ayrılmaz parçası sayılır. Batı geleneğinde bu kavram uzun süre ihmal edildi; mekanı doldurmak bir zenginlik göstergesiydi. Artık tersine dönüdü. Boşluk bilinçli bir karar olarak değerlendiğinde, odadaki her nesne soluklana biliyor.
Az parça, daha fazla dikkat
Goods Istanbul tasarımları kalabalık bir koleksiyonun parçası olmak için üretilmiyor. Her parça, bulunduğu mekanda dikkat çekebilecek kadar güçlü, ama yanındaki parçayı ezmeyecek kadar ölçüklü olmalı. Bu denge, bir tasarımcının en zorlandığı kısımdır: form dışünmek değil, ilişki düşünmek.
Istanbul'un yakın ve uzak ışığı
Istanbul'daki atalyömiyiz bize özel bir şey veriyor: Akdeniz ışığı. Sert, yanaşan, mevsimle ve günle değişen bir ışık. Her ürünü bu ışıkta görmek zorunda kalıyoruz, ve bu zorunluluk aslında bir avantaj. Kuzey Avrupa'nın difuz ışığına göre tasarlanan bir parça, Istanbul'da tamamen farklı bir şey söyler.
Boşluk tasarlamak, doldurmaktan çok daha zordur. Ve çok daha kalıcıdır.


Yorumlar